Kurban Bayramı

 

Acılar günü “Kurban bayramı”!

 

Kurban bayramı ne hazindir ki kan akıtma, can incitme bayramı olarak kutlanır. Şu çelişki ve tutarsızlıklara bakın.

Kan akıtılan ve canlar acıtılan günlere bayram denemez. Bayram denen günde de ne kan akıtılır ne de can incitilir.

Bayram günü ve günleri dert ve acıların giderildiği, şenlik ve güzelliklerle gönüllere sevgi ve muhabbetler serpildiği günlerdir. Bu tür sevinç dolu günleri cehenneme çevirmek için yaklaşan bayram nedeniyle tüm camilerde hocalar şunu söyler: Efendiler! Peygamber İbrahim a.s. çok büyük takva sahibi bir peygamber olduğu için oğlunu bıçakla kesip “kurban etmeye” kalkışmıştı.

Yaratıcımız Yüce Allah da Cebrail a.s.’a emrederek: Ey Cebrail, galiba şu İbrahim çıldırdı. Ben’im ona hediye ettiğim çocuğu kesmeye kalkışmış, çabuk ona bir koyun ver de onu kurban etsin.
İşte “Kurban bayramı”. Tüm dünya İslam aydını hep bu noktaya vurgu yaparak işledikleri isyanlara bu olayı neden gösterirler.

Ben de internet sayfalarımda, yazı ve kitaplarımda Kur’an ayetleri ile ispat ediyorum: “İbrahim a.s. oğlunu kesmeye kalkışmamıştı”. Ona iftira ediliyor.

İbrahim a.s.’ın eğitimini yaratıcımız Yüce Allah verdi. Bu durumda insanlar ne demek istiyorlar? Yaratıcımız Yüce Allah eğitim vermesini mi bilmiyor? Yoksa Peygamber yetiştirmesini mi beceremiyor?

Hiç insanın öldürülmesini yasaklamak için görevlendirilen bir Peygamber aldığı görevin tersini yapar mı? Yoksa İbrahim a.s. yaratıcısına kafa tuttu ve ona verilen hediye çocuğu kesmeye mi kalkıştı?

İnsan öldürmenin yasak oluşu bir yana Cennetvari insan olmayı emreden Yaratıcı Yüce Allah için kan akıtılıyor ve ısrarla Kur’an ayetleri ile desteklenmeye çalışılıyor.

Allah için kurban kesmek, Allah için kan akıtmak ve canlar incitip acıtmak kesinlikle haramdır. Yaratıcımız yüce Allah bu gelişmeyi sert bir dille kınıyor ve buyuruyor ki:

24/37     اَعُذُ باِللهِ مِنْ الشَيْطاَنِرَّجيِمْ  – لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنْكُمْ
[Allah onların etlerini ve kanlarını geçerli-saymaz. Velakin O-nun siz den geçerli-saydığı –önem-vermektir….].

Yaratıcı Yüce Allah’a “önem-veren” ne Yaratıcı Yüce Allah için ne de adına kan akıtmaz, kurban kesmez, can acıtmaz. Sadece Yaratıcı Yüce Allah’a önem verir.

Kişi günahkârsa neden kendi günahlarının yerine günahsız başka birinin canını alıyor? Kendi canını versin, kendi cezasını kendin çeksin. Et yiyecekse neden Yaratıcı Yüce Allah’ı emellerine alet ediyor. Neden Peygamber İbrahim a.s.’ı asi durumuna sokuyor? Neden iftira üstüne iftiralar yapılıyor?

İbrahim a.s. oğlunu kesmeye kalkışmamıştı. Bu sadece yalan ve iftiradan ibarettir. Merak edenler için,   www.yenidevir.biz     adresinde veya “İslam Din-inde: Yenileme ve diriliş” ISBN 978-605-61938-1-1  adlı kitapta ayetlerle belgeliyorum. Almanca yayınladığım “Bei schwierigen Fragen: Lass den Kur-an sprechen” ISBN 978-3-941865-01-3 adlı kitapta da ayet ve bilimsel verilerle birebir ispat ediyorum.

Kurban kesmenin ne kadar yanlış ve mutlaka vazgeçilmesi gereken bir davranış olduğu 22/37 ayetinin devamında gelen 22/38 ayetinde :

22/38    اَعُذُ باِللهِ مِنْ الشَيْطاَنِرَّجيِمْ  – إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنْ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
[Allah güvence-alanlar dan def-edecek. Allah tüm karalayıp çökertenleri sevmez].

İki ayeti bir arada okuyunca: <Allah onların O kurban diye kestiklerinin etlerini ve kanlarını geçerli-saymaz… Yaratıcı yüce Allah bu vahşeti, Müminler den giderecek>.

“Kurban bayramı” diye adlandırılan acılar ve çileler bayramının gerçek adı “Ziyaret-bayramı”dır. Bu bayramda Hac yapılarak yaratıcımız Yüce Allah’ın yüce evi olan Kağbe “Ziyaret-edilir”, ardından peygamberimiz Muhammet a.s “Ziyaret-edilir”.

Gidemeyenler peygamber İbrahim a.s’ın doğup büyüdüğü ve ilk mücadelesini verdiği şehir Şanlı Urfa’yı “Ziyaret-ederler”. Ve mutlaka ziyaret edilmelidir. Başta biz Türkler olmak üzere O’na çok iftiralar yaptık. Gidip mutlaka özür dilemeliyiz ve dileyeceğiz.

Bu “Ziyaret bayramında” mezarlar “Ziyaret-edilir”, hastalar ziyaret edilir. Akraba ve yakınlar, komşu ve arkadaşlar “Ziyaret-edilir”. Çeşit çeşit, tatlı tatlı ve lezzetli yemekler pişirilir ve misafirlerle gönül hoşluğu içinde yenir. Candan söyleşiler yapılır, candan gülünür. İşte budur Ziyaret-bayramı.

 

Tüm yayın kuruluşlarına sesleniyor ve rica ediyorum: Ne olur, bu sürdürülen iftira kampanyasına son vermek için bu yazımı tüm insanlığa duyurun. Haberlerinizde okuyun ve diğer konularınızı da “sorgulayın”. Yetsin artık bu alçaltıcı iftiralar.

Yapmazsanız, o yersiz yere kesilen günahsız inek ve koyunların hakkı üzerinize kalsın!

Bu anlayış içinde bilinçlenip erdemce “Ziyaret- bayramını” kutlamanızı dileyerek Selâm ve muhabbetle iftiralardan arınmış tertemiz bir gelecek diliyorum.

Mustafa Beder